Yukarı Çık
Şeker Fabrikası 100 milyonluk yatırım yapacak
15 Şubat 2021 Pazartesi 18:08:45
4239 kez okundu.
Afyon Doğuş Şeker Fabrikası Müdürü Burak Karaaslan, Afyon Şeker fabrikası olarak bu yıl 100 milyonluk yeni yatırım yapmayı planladıklarını açıkladı. Geçen yıl 140 yeni personeli işe başlattıklarını belirten Karaaslan, “Etil Alkol üretimi, yem fabrikası ve donmuş gıda üretimi için hazırlanıyoruz” dedi

Afyon Doğuş Şeker Fabrikası Müdürü Burak Karaaslan, gazeteniz Kocatepe'nin Sahibi Sezer Küçükkurt ve muhabir Burcu Aydın'a özelleşmeden bugüne kadarki süreçte Afyon Şeker Fabrikası’nın geldiği durumu özetledi.
SON GÖREV YERİ
AFYON DOĞUŞ ŞEKER FABRİKASI
Sezer Küçükkurt: Sayın Müdürüm öncelikle kendinizden kısaca bahseder misiniz? Afyon Şeker Fabrikası Müdürlüğü görevine ne zaman başladınız?
Burak Karaaslan: Kimya Mühendisiyim. 20 yıldır şekerle ilgili olarak fabrikalarda çalıştım. Bu işin mühendisliğini, şefliğini yaptım. Son 6 yıldır da fabrika müdürlüğü görevini yürütüyorum. Özelleştirme kapsamında Doğuş Ailesine gelmiş olduk. Afyon Şeker Fabrikası 2018 yılında Doğuş Çay Ailesine katıldığı için burada görev yapıyorum. İşe ilk olarak Kayseri Şeker Fabrikası'nda işe başladım. Daha sonra Boğazlayan Şeker Fabrikası’nın projesi ve kurulum aşamasında yer aldım. 2007 yılında Fransız ve Almanlarla sıfırdan bir fabrika kurulumunda görev yaptım. Hem Türkiye hem de Avrupa'da en son teknoloji Boğazlayan Şeker Fabrikasıdır. Daha sonra özelleşme sürecinde Turhal Şeker Fabrikasına atandım. Son olarak da Doğuş Afyon Şeker Fabrikasına, Afyon bölgesine hizmet etmeye geldik. Göreve başlayalı 1,5 yıl oldu.
ŞEKER FABRİKALARI BULUNDUKLARI YÖREYİ KALKINDIRIR
Sezer Küçükkurt: Şeker Fabrikasına bakış açınız nedir?
Burak Karaaslan: 1,5 yılda biz oldukça yol aldığımızı düşünüyoruz. Çünkü Doğuş Çay ilk defa bir şeker fabrikası satın almıştı ve şeker üretimiyle alakalı da tecrübe olarak biraz eksiklerimiz vardı. Afyon şeker fabrikasını bir çınar olarak değerlendiriyorum. Görünen yüzünün dışında görünmeyen kısmında tüm köy ve ilçelere yani çok sayıda insana ulaşan damarları, kökleri var. Bu bilinçle hem çiftçilerimize hem de tüm paydaşlarımıza, nakliyecisinden burada iş yapan işçimize kadar Afyon yöresine veya bulunduğu yöreye şeker fabrikaları hizmet eder. Türkiye’de kuruluş amaçları aslında budur. 1928 yılından 1934 yılına kadar Cumhuriyetin ilk kurulan şeker fabrikalarının amacı da hep böyleydi. Bulunduğu yeri kalkındırmak ve büyütmektir. Afyon Doğuş Şeker Fabrikası da bu şekilde kurulmuş bir fabrikadır. Bu yöreyi kalkındırmak amaçlı yapılmış bir fabrikadır.
DOĞUŞ ÇAY BÜNYESİNDE
 TOPLAMDA 4 BİN ÇALIŞAN VAR
Burcu Aydın: Özelleştirme kaygıları bir tarafa Doğuş Çay ailesinin şeker yatırımını nasıl anlatırsınız?
Burak Karaaslan: Şeker Fabrikası özelleştirmesinde insanlarda hep bir kaygı vardı. İnsanlarımızın kafasında özelleştikten sonra fabrika 3 yıl sonra kapanır, 4 yıl sonra üretim bitecek, personel azalacak gibi kaygılar hakimdi. Özelleşme sonrası patron olduğu zaman şirketin daha çok kar amacı gütmesi ve geçmişteki acı tecrübeler de göz önüne alındığında bir çok fabrikanın özelleştikten sonra kapatılması gibi durumlar söz konusuydu. Doğuş Çay Ailesini değerlendirirsek tamamen tarımsal kökenli çalışan, çiftçi kökenli bir ailedir. Daha çok çay grubunda etkin ve yetkin çalışıyorlarmış. Şeker kısmı sadece paketleme noktasında varmış. Yaklaşık 40 yıldır Doğuş Küp Şeker, Doğuş Paket Şeker üzerine çalışmalar devam ediyormuş. Bunun ham maddesini kendileri satın alıp yapıyorlarmış. 'Bunu biz üretelim.' diyerek bu işe girilmiş. Özellikle Ödemiş bölgesinde, İzmir bölgesinde salça ve soğuk çay, Rize bölgesinde sadece çay olmak üzere birçok aktif faal fabrikası vardır. Şu anda Doğuş Şeker Fabrikasıyla birlikte toplam 7 tane fabrikası vardır. Toplam Doğuş Çay'ın ana bünyesinde 4 bin çalışanı bulunmaktadır.
PANCAR DEVAMLILIĞI İÇİN
YENİ YATIRIMLAR PLANLANIYOR
Sezer Küçükkurt: Afyon Şeker’de yeni yatırımlar gündemde mi? Üretilecek yan ürünler var mı?
Burak Karaaslan: Afyon Doğuş Şeker Fabrikasının entegre bir tesis haline gelmesi için özellikle müstahsillerle çalışma noktasında birçok atılım yapılmak isteniyor. Pancar, münavebe bitkisi denilen bölgede çok suya ihtiyacı olan yumrulu bir bitki ve 3 yıl içerisinde münavebe istediğimiz bir durum var bun bitkide. Bu bölgede patates, pancar, mısır yoğun bir şekilde üretilmektedir. Toprak hastalıklarının önüne geçilebilmesi için burada pancarın devamlılığının sağlanabilmesi için çiftçilere çeşitli alternatifler üretmek için yeni yatırımlar planlıyoruz. Bunların birinci aşaması mevcut fabrikanın Avrupa düzeyinde teknolojiye ulaşması yani verimliliklerinin en üst noktaya getirilmesidir. Hemen mukabilinde üretilen yan ürünler olarak yaş küspe var. Bölgede hayvancılık çok yaygın olduğu için paketlenmiş halde veya dökme halde fabrikadan çıkıyordu. Bunları bir tonluk ve 25 kilogramlık paketler halinde fabrikadan çıkarmaya başladık. Uzun dayanımı olmasını amaçladık aksi halde çok çabuk çürüyordu. Aynı zamanda küspe kurutma tesisi dediğimiz direk pelit haline getirip hayvan yemine dönüştürüp 2-3 yıl sürede saklanabilir hale getiriliyor. Bu yıl bunun ikinci bir ilavesini yapacağız. Yanına bir tesis daha kurarak paketli bilinen büyükbaş ve küçükbaş hayvanlara yedirilen ve saklanabilen bir hale gelecek.
ETİL ALKOL FABRİKASI VE
YEM FABRİKASI GÜNDEMDE
Sezer Küçükkurt: Başkaca yatırım planlarınız var mı?
Burak Karaaslan: İkinci yatırımımız da pandemi sürecinde gündeme gelen ama bu yıl için bütçe ayıramadığımız planlarımız arasında Etil Alkol Tesisi kurmak bulunmaktadır. Yatırım noktasında zamanı yetiştirebilmemiz önem taşıyor. Pandemide malzeme alımı özellikle yurt dışından getirilecek malzemelerle alakalı sıkıntılar çekiyoruz. Bunları başarabilirsek saatlik 20-25 ton kapasiteli, günde 400-500 tona yakın yem üretimi yapan bir Yem Fabrikası kuracağız. Bunların ana amacı da tamamen çiftçinin münavebeye uymasıdır. Çünkü pancardan çiftçi para kazanıyor. Bir sonraki yıl aynı tarlaya buğday veya arpa ekmesi lazım geliyor. Çiftçi bundan parayı az kazanıyor. Bu defa çiftçi diyor ki 'Ben buraya patates ekeceğim.' Normalde buna pancarı ektirmiyoruz. Ama patatesi de ektiğinde yine yumru bitki ekilmiş oluyor. Çok su tüketimi olan bir bitkidir. Veya mısır ekimi yapılıyor. Yine su tüketimi çok yüksek oluyor. Küresel ısınma, dünyanın şu anda geldiği noktada su kaynaklarının durumu malumdur. Tüm bunları göz önünde bulundurduğumuzda şöyle bir misyon edindik. Şirketimizin yönetim kurulu üyeleriyle, Başkanlarımızla, şirket sahipleriyle yaptığımız görüşmelerde pancarı eken bizim kendi çiftçimiz ise bir sonraki yılda buğday ekiyorsa devletin verdiği fiyatın üzerine biz yüzde 10 ilave ederek biz alalım.
YÖREDE KALICI OLMAK VE YÖREYİ KALDIRMAK İSTİYORUZ
Çiftçi de münavebeye uysun ki mevcut topraklarımız kurtulsun. Bir sonra ki yılda mısır ekiyorsa mısır olsun buğday olsun bu ürünleri de değerlendirmek açısından bir yem fabrikası kurmayı uygun bulduk. Hem Aksaray'da hem Pedik'te cips fabrikalarımız var. Bunlara hammadde elde edelim. Aynı zamanda Ödemiş'te salça fabrikası var. Afyon yöresinde domates de yaygın bir şekilde gidiyor. Domates veya salçalık biber üretimi yapalım. Biz şu anda sayısı yaklaşık 3 bin olan çiftçimizle münasebetimizi hiç yitirmeyelim. Seneye başka bir çiftçi yerine kesintisiz şekilde devletin vermiş olduğu veya piyasa fiyatından daha uygun ve yüksek fiyatlarda çiftçimizin üretimini değerlendirmek istiyoruz. Bu yıl patateste olduğu gibi arzın çok olduğu dönemlerde çok mağduriyet yaşanıyor. Bu noktalarda da biz sözleşmeli tarımla tüm çiftçilerimiz satacakları ürünü bilip önceden desteklemelerini alsın, gübresini alsın, tohumunu, suyunu alsın. Yöreye yönelik bu şekilde planlamalarımız var. Çiftçi planlaması yapmak istiyoruz. Geçen yıl patates üretimi fazla olunca çöpe dökülecek gibi oldu. Ama bizde fazla üretilen pancar için durum böyle olmadı. Türkiye’de en yüksek C pancarı dediğimiz pancarın fiyatını biz açıklayarak çiftçimizdeki tüm pancarı satın alacağımızı ilan ettik. Diğer şeker fabrikaları çiftçiye 'Üretilen fazla pancarın yüzde 10'dan fazlasını almayız getirmeyin.' dedi. Ama Doğuş Şeker Fabrikası çiftçisine 'Biz ürettiğiniz tüm şeker pancarını alacağız hem de 20 kuruş kilo başına 20 lira ton başına fazla alım yapacağız." kararını açıkladı. Yörede kalıcı olmak noktasında ve yöreyi kalkındırmak için şirket çok büyük bir çaba içerisindedir.
BU YIL İÇİN 100 MİLYONLUK YATIRIM PLANIMIZ VAR. 140 KİŞİ İŞE ALDIK
Sezer Küçükkurt: Yeni yatırım planlamaları yanında fabrikanın bu yılki nakdi katkısı nedir? Artı istihdam söz konusu olacak mı?
Burak Karaaslan: Biz 20 yıldır şeker şirketlerinde çalıştığımız için bazı şeyleri çok iyi görüyor ve özümsüyoruz. Nakliyecisi, çiftçisi, besicisi, yemcisi, çalışanı yörenin insanlarıdır. Tüm bunları düşündüğümüzde çok büyük bir katma değeri vardır. Bu yıl sadece pancar parası ve nakliye giderleri açısından 500 milyon TL Afyon'a direk nakdi olarak bir giriş yapıldı. Bunun haricinde dolaylı şeyleri hiç hesaba katmıyoruz. Bize bu yıl 100 milyon TL'nin biraz üzerinde bir bütçe Afyon Doğuş Şeker Fabrikasına yatırım için ayrıldı. Bununla alakalı tüm yatırım planları yapıldı. Ana amacımız Afyon Doğuş Şeker Fabrikası kapasitesini 10 bin ton güne çıkarmaktır. Şu anki kapasite 6 bin ton/gündür. Geçen yıl çalışmalarla bunu 8 bin 500 - 9 bin to/güne çıkardık. Ama burada bazı kayıplar sözkonusu oldu. Bunların önüne geçebilmek adına tüm yatırımları yapıp fabrika kapasitesini 10 bin ton/güne çıkararak Türkiye'de de yaklaşık ilk 4’üncü, 5’inci sıraya girebilmek için özel bir yatırım planı var. Artı istihdam sözkonusu değil. Üretim kapasitemizi yukarıya çıkarıp verimliliği artıracağız. İstihdamın gerçekleşmesi Yem Fabrikası kurulunca olacak. Aksaray'da ve Bursa’daki paketleme tesislerini buraya taşıdık. Geçen sene itibariyle yaklaşık artı 140 kişilik istihdam gerçekleştirdik.
DONDURULMUŞ ÜRÜNLER GLOBAL MARKETLERE VERİLECEK
Burcu Aydın: Tarımsal üretimde çeşitlilik olarak neler ön plana çıkıyor?
Burak Karaaslan: Kapasite artışı mevcut pancarın daha iyi değerlendirilmesi ve tekrar çiftçiye dönüşü noktasında birazcık daha fazla para ödeme, ilk sözleşmeli tarım noktasında verdiğimiz ayni ve nakdi avansların çoğaltılması şeklinde onlara dönüş yapacaktır. İstihdam da yem fabrikası ve etil alkol fabrikası, artı donuk gıdaların devreye girmesiyle artış sağlanacak. Afyon yöresinde sebze üretimi yoğundur. Özellikle kornişon turşu üretimi çok fazladır. Yörede nelerin üretildiği noktasında araştırmalarımız devam ediyor. Jalepeno biber üretiminde diğer ürünler domates biber üretiminde de verimli bir arazide bulunduğumuzun farkındayız. Şirketimiz tarımsal bir şirket olduğundan tüm yatırımlarını tarım ürünlerine yönelik planlamaktadır. Kesinlikle başka bir yatırım düşünmüyoruz. İkinci, üçüncü ürünlerde donuk gıdalarda işlem yapmayı düşünüyoruz. Bunlar; Bezelye, fasulye, biberdir. Dondurulmuş ürünler içerisinde özelliklerini vitaminlerini koruyacak şekilde dondurup soğuk zincirde global marketlerde Doğuş markasıyla bulunmak istiyoruz.
MAKİNE FABRİKASI’NI DEVRALAARAK EĞİTİM ÜSSÜ HALİNE GETİRECEĞİZ
Sezer Küçükkurt: Makine Fabrikası için şirketin bir tasarrufu olacak mı?
Burak Karaaslan: Patronumuzun isteğidir; Burada malum olduğu üzere Makine Fabrikası özelleştirilmedi. Şu anda çok az miktarda iş yapılıyor. Neredeyse kapanma noktasına gelen Makine Fabrikası Eskişehir'e bağlandı. Afyon'un Makine Fabrikası artık bir şube haline geldi. O noktada oranın da talibiyiz. Orada Çok Programlı dediğimiz lise tarzında bir Endüstri Meslek Lisesi şeklinde tamamen yatılı öğrencinin geleceği özel okul hüviyetinde 30-40 kişilik bir öğrenci portföyü düşünülmektedir. Devletin yapacağı sınavla öğrenci alınacak. Burada yapay okulda zekâdan şu anki savunma sanayine yönelik birimler açmayı düşünüyoruz. Sadece Afyon Doğuş Şeker Fabrikasının ihtiyacı olanlar değil, burada yetişen insanlar Türkiye'nin üst düzey projelerinde çalışsınlar düşüncesi vardır. Yabancı dil anlamında da İngilizce'den Fransızca'ya kadar yetkin olsunlar istenilmektedir. Böyle bir projemiz de var. Bunun için elbette öğretmenler ve ihtiyaç duyulan beyinlerin buraya gelmesi lazımdır. Onun için de Doğuş Şeker Fabrikası Yönetim Kurulu Başkanı Alpaslan Karakan'ın şöyle bir tabiri var. 'Bu okul için gereken eğitim kalitesinin sağlanması için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayacağız.' Öğrenci bu okula girdikten sonra hiç para ödemeyecek. Tamamen Doğuş Şirketinin vermiş olduğu yemekten, yatılı barınmadan, cep harçlığına kadar öğrenciye bakılacak. Ama 4 yıllık eğitim akabinde 5. yılında Türkiye'nin aranan bir elemanı hüviyetinde olacak. Tabi bu eğitim iş garantili olacak. Bir kaç hafta önce Türk Şeker Şirketi Genel Müdürü'nün fabrikamızı ziyaretinde Sayın Alpaslan Karakan bunu talep etti. 'Makine Fabrikasını bana verin. Mevcut yerde böyle bir eğitim programına katkım olsun.' dedi. Böylece yöreye de katkımız olsun istiyoruz. Mesala bir jandarma karakolu kuruldu. Biz Doğuş Şirketi olarak bir şeyler yapmaya çalışıyoruz.
PATRONUN ÖNCELİĞİ VATANA HİZMET
Sezer Küçükkurt: Doğuş Gurubu’nun Afyonkarahisar’la temasları daha da gelişecek mi?
Burak Karaaslan: Yöneticilerimiz sürekli Afyon'dalar. Ben birçok yönetici ile çalıştım. Ülkesini, vatanını bu kadar aşkla seven çok nadir insan tanıdım. Patron olmasına rağmen işin maddi boyutunu parasını hiç düşünmeyen ilk defa böyle bir patron profili gördüm. Öncelik hizmette. Bu noktada herkesin çalışması gerektiği bir patron diye düşünüyorum. Çünkü her seferinde bize uyarıları şudur; 'Kesinlikle işçinin, kesinlikle çiftçinin, kesinlikle tüm çalışanlarımızın haklarını zamanında yerinde vereceksiniz. Hakları bir gram şirkete geçmeyecek.' şeklindedir. Bu noktada mesela zam konusunda enflasyon rakamı üzerinde zam yapılmıştır. Ocak ayı içerisinde hemen zamları yaptı. Patronumuz tam anlamıyla işçi ve çalışan dostudur.
DOĞUŞ AFYON ŞEKERİN
ÇALIŞANI VE ÇİFTÇİSİ PANDEMİ DE
HAYATINI RİSKE ATARAK ÇALIŞTI
Sezer Küçükkurt: Pandemi süreci nasıl geçti Afyon Şeker’de?
Burak Karaaslan: Pandemi sürecinde aslında çok zorlandık. Özellikle pandeminin pik yaptığı noktalarda. Fabrika olarak 650 çalışanımız var. Bu 650 çalışanımızı Afyon'un birçok yerinde servislerle fabrikamıza getiriyoruz. Pandemi sürecinde ister istemez komşusunda, mahallesinde veya kendisinde hem filyasyon noktasında karantina altına alınanlar hem de aynı zamanda fabrikada hastalandıktan sonra çevresinde çalışanlarla birlikte karantina altına alınanlar noktasında çok zorlu bir süreç yaşadık. Bununla beraber özellikle yurt dışından gelecek ekipmanlarımız yurt içerisinden gelecek ekipmanlarımızda ve çalışanların performanslarında çok büyük düşüşler oldu. Eylül ayı bizim için çalışma dönemidir. Pancar yetiştiricisi çiftçilerimiz de bu dönemde son derece özveri ile çalıştılar. Sokağa çıkma yasağında bakanlıktan gelen izinlerle çalışmaya devam ettiler. 20 Eylül tarihi itibariyle hani 'at başı' derler ya o şekilde fabrikamızı devreye aldık. Aslında bu süreçte hem çalışanlarımız hem de çiftçilerimiz büyük risk altındalardı. Ama ülkede gıda üzerine özellikle dünya da tüm ülkelerin ithalatı kapattığı bir dönemde sıkıntılar yaşanırken şekerde bir sıkıntı yaşanmaması gerekiyordu. Herkesten beklenilen özverili çalışmayı yaptı. Doğuş Afyon Şeker Fabrikasının çalışanları, çiftçileri üzerine düşenleri fazlasıyla hayatlarını riske atarak çalışmalarını sonlandırdılar. Büyük başarılar elde ettiler. Onları takdir ediyoruz. Özellikle şirketimiz son bir aylık çalışmalarına karşılık onlara bir prim ödemesi yaptı. Geçmiş kampanya, revizyon dönemi çalışmaları, pandemi sürecinde ki özverili çalışmalar ve hepsine karşılık kampanya bitişinde karınca kararınca bir prim ödemesi yapıldı. Tabi tüm çalışanlarımız da bundan memnuniyet duydular.
1,5 MİLYON AVROLUK
YATIRIMLA ÇEVRE KİRLİLİĞİ
PROBLEMİ KALMADI
Sezer Küçükkurt: Doğuş Afyon Şeker Fabrikası dönem dönem çevre kirliliğiyle ilgili eleştirilere maruz kaldı. Bununla ilgili neler söylemek istersiniz?
Burak Karaaslan: 2018 yılında 800 ton yerli kömür, 80 ton fueloil yakan bir tesis vardı. Özelleştiğinde bu şekilde bir tesisi almıştık. Bu konuyla ilgili birçok yatırımlar yapıldı. En son 2019 yılında geçtiğimiz kampanya dönemi öncesi aldığımız şikâyetlerden dolayı 1,5 milyon euroluk bir bütçeyi baca sistemleriyle yakma sistemlerine ayırdık. Gerekli değişimleri yaptık baca ve yakma ile ilgili bir problemimiz kalmadı. Bakanlık tarafından online şekilde bacamız sürekli takip ediliyor. Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nce online takipler yapılıyor. Yalnız şöyle bir sıkıntılarımız oluştu. Dönem dönem özellikle kazanların bakımsızlığından dolayı kazanların devreden çıkma durumu oldu. Toplam 138 günlük çalışma dönemimizde bu olay yaklaşık 8 gün tekrar etti. Bu dönemde mecburiyetten fueloil yakmak zorunda kaldık. Toplamda 30 saat süreyle diğer kazanın bakımları yapılana kadar fueloil yakımından dolayı bacada bir siyahlanma oldu. Eğer bunu yapmasaydık üretim aksayacaktı. Aksi halde komple duracaktık. Sonuçta şeker fabrikası üretimi durmaması gereken bir tesistir. Üretimi durdurmamak adına kısa süreli bir yakıt yakmak durumunda kaldık. Bu yıl için tekrar bir yatırım planı aldık. Bu kazanlardaki boru patlaklarının oluşmaması için bir daha gerçekleşmemesi için oraya bir yatırım daha yapacağız. İnşallah seneye 6-7 gün bacadan dolayı verdiğimiz rahatsızlığı bertaraf etmiş olacağız. Yapılan yatırımlarla birlikte fuoil yakımı sıfırlandı. Kömür tüketim 400 ton güne düştü. Bacadaki tüm değerlerimiz istenilen standart sınır değerlerin altındadır. Tabi bu arıza dönemlerinde sözünü ettiğimiz duruma katlanmak zorunda kaldık. İnşallah yeni yapacağımız yatırımlarla bu da olmayacak. Aksa Doğal Gaz Şirketi ile bir anlaşma yaptık. Doğal gaz şirketine 1,5 milyon TL para yatırdık. Arıza durumu da olsa fueloil kullanımını fabrikada böylece tamamen bitirmiş olduk. Bu sene görülen o 6-7 günlük durumu bundan sonra kimse görmeyecek, yaşanmayacak. Çünkü doğa, çiftçi, toprak bizimdir. Hepsi de bize emanettir. Çevre kirliliğine karşı hassasiyetimiz çok büyüktür. Şirketimize hiçbir finansal getirisi olmasa dahi tüm yatırımlar yapılmaktadır. Geri dönüşü 3 yıl, 5 yıl, 10 yıl gibi bir dert veya hesap yoktur. Şirket bu hususta sınırsız yatırım yapma yetkisi verdi. Patronlarımız bu hususta kesinlikle şikâyet ve sorun istemediklerini söylediler. Böyle patronlarla çalışmak bizi gerçekten mutlu ediyor. >> Özel Röportaj: Burcu AYDIN /Sezer KÜÇÜKKURT

Bunu Sosyal Medyada Paylaş :

DİKKAT Tüm Hakları saklıdır!
Bu sitede yer alan yazı, haber, fotoğraf ve video görüntülerin ve sair dokümanların hakları 03afyon.com'a aittir.
Kaynak gösterilse dahi izin alınmadan kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, kullanılması, yayımlanması ve dağıtılması kesinlikle yasaktır.
Bu yasağa uymayanlar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yasal işlem yapılabilecektir.

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.