Yukarı Çık
Derviş Yunus gönülleri birleştirdi
22 Kasım 2021 Pazartesi 18:40:58
36 kez okundu.
Afyonkarahisar ve İlçeleri Dayanışma Derneği kurucusu ve Onursal Başkanı Prof. Dr. İrfan Ünver Nasrattınoğlu, “Yunus’un Sandıklı’da olduğunu dünyaya göstermek zorundayız. Sandıklı’da geniş kapsamlı bir Yunus Emre Sempozyumu yapmak gerekiyor. Bunu mutlaka yapmalıyız” dedi

Afyonkarahisar Valiliği, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüyle Afyonkarahisar ve İlçeleri Dayanışma Derneği işbirliğiyle düzenlenen Vefatının 700. yıldönümünde “Yunus Emre ve Türkçe Yılı” paneli 20 Kasım 2021 Cumartesi günü öğleden sonra Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Salonu'nda gerçekleştirildi. Panel öncesi ATSO fuayesinde Afyonkarahisar Güzel Sanatlar Derneğinin karma resim sergisi açıldı.
"AFYON EĞİTİMİNE KATKI VERİLİYOR"
Panelin açış bölümünde konuşan Afyonkarahisar ve İlçeleri Dayanışma Derneği Genel Başkanı Mehmet Ali Özerkan, dernek olarak şehrin gönüllü kültür elçileri olduklarını söyledi. Özerkan, “Bizler kendimizi Afyonkarahisarımızı yüceltme adına bize düşecek her türlü vazifenin üstesinden gelebilecek güç ve inançta görüyoruz. Değerli milletvekillerimiz dernek çalışmalarımızı çok yakından takip ediyorlar. Ankara'da faaliyetini sürdüren derneğimiz hemşehrilerimiz arasında birlik, beraberlik ve dayanışma derneği olmasının yanında bizlre çıtayı çok daha yükseklere taşıyarak yaptığımız anma günleriyle ilimizin kültürüne Kocatepe ve Zafer Yolu yürüyüşü ile ilimizin turizm ve tanıtımına, Afyonkarahisar'dan Ankara'ya gelen öğrencilerimize sağladığımız desteklerle ilimiz eğitimine katkı vermenin huzuru içerisindeyiz.” dedi.
"GÜÇLÜ SESİN ARKASINDA ÇOBAN VAR"
“Bizler gerek ilimize gerekse hemşehrilerimize daha faydalı olabilmek için artık derneğimizin kamu yararına çalışan dernekler statüsüne geçmesinin vaktinin geldiğini düşünüyoruz.” diyen Özerkan, “Kamu yararına dernek olabilmek için tüm hazırlıklarımızı tamamladık. Her birimiz birer faniyiz. Hiçbir makam, mevki kimsenin üzerinde kalıcı değildir. Baki kalan gök kubbede hoş bir seda ise bu çalışmamıza destek vereceğinize yürekten inanıyorum. Ankara'da güçlü şekilde konuşabiliyorsam bu güçlü sesin arkasında yatan İGM Başkanı Burhanettin Çoban'dır. Yerimizin alınmasına sağladığı katkıdan dolayı kendisine bir kez daha çok teşekkür ediyorum. Etkinliğimizde bize destek olan Valimiz Sayın Gökmen Çiçek'e çok teşekkür ediyorum. Son derece uyumlu bir çalışma içerisinde olduğumuz İl Kültür ve Turizm Müdürü Mehmet Tanır ve ekibine, bize salonlarını açarak ATSO Başkanı Hüsnü Serteser'e, Afyonkarahisar Güzel Sanatlar Derneğine, değerli hocamız Zeynep Gürman'a Yeni Mahalle Belediye Başkanımız Fethi Yaşar'a çok teşekkür ederim.” diye konuştu.
“YUNUS EMRE ÇAĞIN ÖTESİNİ AŞABİLEN NADİR BİR İNSAN”
İl Kültür ve Turizm Müdürü Mehmet Tanır yaptığı konuşmada, Yunus Emre'nin çağının ötesini aşabilen çok nadir insanlardan olduğunu söyledi. Tanır, “Bu organizasyona Sayın Valimiz Gökmen Çiçek’in çok büyük emek ve desteği oldu. Birlikte organizasyon yaptığımız Afyonkarahisar ve İlçeleri Dayanışma Derneği Başkanı Mehmet Ali Özerkan ve yönetim kurulu üyelerine derneğin Onursal Başkanı İrfan Ünver Nasrattınoğlu hocama, Türk Dil Kurumu Başkanımıza, Türk Tarih Kurumu eski Başkanımıza, Öğretim Üyemiz olmak üzere hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum.” şeklinde konuştu.
“YUNUS’UN İNSAN SEVGİSİ ÖRNEK OLMALI”
CHP Afyonkarahisar Milletvekili Av. Burcu Köksal panel açılışında yaptığı konuşmada, Yunus Emre’nin büyük bir şair ve mutasavvıf olduğunu dile getirdi. Köksal şunları söyledi: “Yunus Emre’nin şiirleri yüzyıllardır kuşaktan kuşağa aktarılarak gelmiş ve herkes için benimsenmiştir. Onun herkes için dil, din, ırk ayrımı yapmaksızın beslediği insan sevgisi aslında hepimize bugün örnek olmalıdır. Yunus Emre kimseyi ötekileştirmeden, ayrıştırmadan, dışlamadan ‘Yaratılanı severim Yaradan’dan ötürü.’ diyerek insan sevgisini, hoşgörüyü, güzel ahlakı ortaya koymuştur. Yunus Emre dünya malının büyüsüyle hırslarına yenik düşmemiş, insani değerleri, Allah sevgisini her zaman önde tutmuş bir Veli’dir. ‘Dünya yalan kardeşim dünya yalan. Var mı yalan dünyada baki kalan. Malda yalan mülkte yalan var biraz sen oyalan.’ Bu sözlerin bugün herkese özellikle tüm siyasilere örnek olmasını diliyorum. Yunus Emre aynı zamanda Türkçe’yi çok güzel bir şekilde kullanmıştır. Onun bu sade güzel Türkçesi asırlar boyu okunup, anlaşılabilir olmasını sağlamıştır. Halka her kesime hitap edebilmesine vesile olmuştur. O’nun bu tutumu bugünde dilimize yerleşmeye çalışan yabancı kelimelere inat güzel Türkçemizi koruyup gelece nesillere bozulmadan aktarımını sağlamak açısından bize örnek olmalıdır.”
“YUNUS EMRE TÜRK KÜLTÜRÜNÜN ANADOLU’DA KÖKLEŞMESİNDE ÖNCÜDÜR”
Vali Yardımcısı Mehmet Keklik, Afyonkarahisar Valiliği, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüyle Afyonkarahisar ve İlçeleri Dayanışma Derneği işbirliğiyle düzenlenen Vefatının 700. yıldönümünde “Yunus Emre ve Türkçe Yılı” panelinin anlamlı ve önemli olduğunu söyledi. Keklik şöyle konuştu: “Bu anlamlı ve önemli program Sayın Valimiz Gökmen Çiçek’in himayesinde gerçekleştiriliyor. Kendileri il dışında olması nedeniyle programa katılamadı. Katılımcılara selamlarını, panelle ilgili iyi dileklerini iletiyorum. Vefatının 700. yılında gerek şiirleri gerek düşünceleriyle Anadolu irfanının ve kültürünü geliştiren gönüller sultanı Yunus Emre’yi rahmetle, minnetle ve tazimle yad ediyorum. 2021 yılı kadim tarihimiz ve kültürümüz açısından birçok önemli yıldönümlerini içinde barındırıyor. Bu sene İstiklal Marşımızın kabul edilişinin 100. yılı olmasının yanı sıra, Yunus Emre’nin vefatının 700. aynı zamanda Hacı Bektaşi Veli’nin vefatının da 750. yıldönümüdür. Bu sebeple Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle 2021 yılını Yunus Emre’ye adamıştır. Anadolu’da Türkçe şiir öncüsü olan tasavvuf ve halk şairi Yunus Emre Türkçe’nin edebiyat ve medeniyet dili haline gelmesine ve Türk kültürünün Anadolu’da kökleşmesine öncülük etmiştir. Milletimizin ‘Bizim Yunus’ olarak bağrına bastığı Yunus Emre şiirleriyle sevginin, hoşgörünün kardeşliğin, dostluğun, birliğin, barışın ve esenliğin sözcüsü olmuştur. Panelin hayırlı olmasını diliyorum.”
“YUNUS EMRE AFYONKARAHİSARLI’DIR SANDIKLILIDIR”
Panelin moderatörü Afyonkarahisar ve İlçeleri Dayanışma Derneği kurucusu Onursal Başkanı Prof. Dr. İrfan Ünver Nasrattınoğlu açılışta yaptığı konuşmada, Yunus Emre’yi Vali Yardımcısı Mehmet Keklik’in çok güzel anlattığını söyledi. Yunus Emre’yi anmaya yönelik bir panel yapacaklarını söyleyen Nasrattınoğlu, UNESCO’nun 1993 yılında Yunus Emre’yi listeye aldığını ifade etti. Nasrattınoğlu, “O yıllarda da Yunus Emre dünyada anılan bir Türk büyüğü olarak dikkati çekmişti. İkinci defa listeye bu yılda Yunus’un alınması kararlaştırıldı ki herhalde dünyada başka bir ülkenin büyüğünü iki kez üst üste kolay kolay listeye almazlar. Dolayısıyla Yunus Emre’nin büyüklüğünü tüm dünya idrak etmiş durumdadır. Bir şeyi vurgulamak istiyorum; Yunus Emre Afyonkarahisarlıdır, Sandıklılıdır. Mezarı Sandıklı ilçemizdedir. Zaten bunuda hiç kimse inkar edemiyor. Bilindiği üzere Eskişehir ve Karaman yıllarca Yunus’la ilgili toplatılar yaparlar. Yunus Emre’nin Karamanlı olmadığını Eskişehirliler, Yunus Emre’nin Eskişehirli olmadığını da Karamanlılar ispatladılar. Tüm bunları yapılan neşriyatlarla öğrendik. Yaklaşık on yerde Yunus Emre’nin mezarı burada diyorlar ama Yunus milletimizin kalbindedir. Her yerde her kasabada bir makamının bulunmasıda elbette çok iyidir. Biz bundan memnununuz. Ama Yunus’un Sandıklı’da olduğunu da dünyaya göstermek zorundayız. Mehmet Ali Özerkan’la birlikte Valimiz Gökmen Çiçek’e arz ettik. Sandıklı’da geniş kapsamlı bir Yunus Emre Sempozyumu yapmak gerekiyor. Bunu mutlaka yapmalıyız.” dedi.
“AFYON ÇOK ÖZEL BİR YER
YUNUS EVRENSEL KÜLTÜR LİDERİ”
Panelistlerden Türk Tarih Kurumu eski Başkanı Prof. Dr. Refik Turan, Yunus Emre’nin yaşadığı dönemde Türk toplulukları hakkında bilgi verdi. Afyonkarahisar’ın çok özel bir yer olduğunu belirten Turan, “Afyon Selçuklu’nun ilk Türk beldesi yaptığı yerlerdendir. Afyon Osmanlı’nın en üretken şehirlerindendir. Afyon son büyük zaferimizin başlangıç fişeğinin atıldığı yerdir. Afyon, Kütahya’nın, Isparta’nın, Uşak’ın kardeşi. Afyon, Ankara’nın yoldaşı, Afyon Gazi Paşa’nın sırdaşı. Bir şehre bu kadar unvan ve şan fazlasıyla yeter. Dünya evrenselleri içerisinde kültür liderleri vardır. UNESCO Yunus Emre’yi kabul etti. Türk tarihinin ve kültürünün çok şanslı olduğunu belirtmekte, altını çizmekte yarar görüyorum.” diye konuştu.
“TÜRKÇE DENİLİNCE AKLA
YUNUS EMRE GELİYOR”
Afyonkarahisar doğumlu, Prof. Dr. Nasrattınoğlu’nun yeğeni Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Gürer Gülsevin, memleketinde bir panelde konuşmaktan dolayı son derece mutlu olduğunu söyledi. Afyonkarahisar’a Kırgızistan dönüşü geldiğini aktaran Gülsevin, “Türkçe’den bahsederken geniş bir çerçevede konuşmak gerekir. Bu yıl Sayın Cumhurbaşkanımız Ocak ayında ‘Dünya Dili Türkçe’ başlığıyla bir seferberlik ilan ediyoruz dedi. 2021 yılını ‘Yunus Emre ve Türkçe Yılı’ ilan ediyoruz dedi. Yunus Emre ile Türkçeyi biraraya getirdi. Önemli olan Yunus Emre mi Türkçe miydi? Elbette ikisi birarada önemliydi. Ama Yunus Emre aslında tasavvuf şairidir. Tasavvufçular, edebiyatçılar herkes kendi alanıyla ilgili önemi bilir. Diğer değerlerimizin arasında Yunus Emre’yi Türkçe yazması ön plana çıkarmıştır. Mevlana Farsça yazdı, Hacı Bektaşi Veli’nin kendi elinden çıkanlar yoktur. Ama bunlar Türkçe konuşuyorlardı. Kendi talebeleri tarafından yazılanlar Arapça idi. Elbette Türkçe denilince akla Yunus Emre geliyor. Yunus Emre denilince Türkçeciliği geliyor. Bunlar çok önemlidir. Cumhurbaşkanımız aslında Türkçeciliğin altını çizdi. 2017’ yılınıda ‘Dilimiz kimliğimizdir.’ başlığıyla Türk Dili Yılı ilan etmişti. Bakınız bir Devlet Başkanı bunları yapıyor. Dilimiz kimliğimizdir basit bir cümle değildir.” şeklinde konuştu.
“YUNUS EMRE BİZLER İÇİN GÖSTERGEDİR”
İstanbul Aydın Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden Prof. Dr. Kamil Veli Nerimanoğlu, Yunus Emre’nin bir bölge şairi olmadığını kaydetti. Yunus Emre’nin dünyanın şairi olduğunu belirten Nerimanoğlu şunları söyledi: “Yunus Emre Türk Dünyasının büyük şairidir. Yunus Emre bizim için bir gösterge olmuştur. Yunus kardeşlerimizi gösteren bir ışık olmuştur. Bizde ilimizin adı Sovyetler Birliği dağıltıktan sonra rahmetli Cumhurbaşkanımız Haydar Aliyev tarafından tartışıldı. Üç gün aydınların toplantısı oldu. Birgünde Cumhurbaşkanımızın iştirakiyle ‘Bizim Dilimizin adı nedir?’ diye bir tartışma açıldı.”
“GAGAUZ YERİ’NDE
3 RESMİ DİL KULLANILIYOR”
Panelin son konuşmasını AKÜ Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nadejda Özakdağ yaptı. Özakdağ, yok olma tehlikesi altında olan Türk dillerinden Gagauzca hakkında detaylı bilgiler verdi. Gagauzların yoğun olarak Moldova’nın güneyinde otonom Gagauz yerinde yaşadıklarını belirten Özakdağ şöyle konuştu: “2004 yılı nüfus sayımına göre Gagauzların Moldova’da ki sayısı 147 bin 500’dür. Moldova Gagauzların yüzde 92,31’i ana dilini konuşmaktadır. 1990 yılında kurdukları ve 1994 yılında Moldova tarafından özel bir statü tanınan Otonom Gagauz Yeri günden güne ekonomik ve kültürel olarak gelişmekte, dış dünyayla ilişkiler kurmaktadır. Özellikle Türkiye’nin desteğiyle ayakta durmakta ve geleceğe umutla bakmaktadır. Gagauz dili resmi statü kazandı. Bugün Gagauz Yeri’nde Gagauz, Moldovan ve Rus dili olmak üzere üç resmi dil kullanılmaktadır.” >> Burcu AYDIN’ın Haberi

Bunu Sosyal Medyada Paylaş :

DİKKAT Tüm Hakları saklıdır!
Bu sitede yer alan yazı, haber, fotoğraf ve video görüntülerin ve sair dokümanların hakları 03afyon.com'a aittir.
Kaynak gösterilse dahi izin alınmadan kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, kullanılması, yayımlanması ve dağıtılması kesinlikle yasaktır.
Bu yasağa uymayanlar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yasal işlem yapılabilecektir.

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.