Yukarı Çık

GASTRONOMİ ÇALIŞMALARI

19 Aralık 2019 Perşembe 16:00:38
21801 kez okundu.

Afyonkarahisar’ın, Unesco (Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü) tarafından Gastronomi (iyi yemek sanatı, yemek bilimi) alanında “Yaratıcı Şehirler Ağı”na dahil edilerek dünyanın lezzet alanında öne çıkan 36 şehrinden birisi ilan edilmesinin ardından bu yöndeki çalışmalara hızla başlandı.
Afyonkarahisar Valisi Mustafa Tutulmaz’ın söylediği gibi; “Afyonkarahisar’ın işi bundan sonra yatacağız yemek, kalkacağız yemek”… Afyonkarahisar’ın tanıtımı ve ekonominin gelişimi için bundan dahi iyi bir fırsat zor bulunur doğrusu.
Bu kapsamda “Gastronomi şehri” ünvanının sahibi Afyonkarahisar Belediyesi tarafından bir çalışma grubu oluşturuldu. Bu grupta bendeniz de yer aldı. Valilik, Belediye, AKÜ, ATSO, ZEKA, Otelciler Birliği, Aşçılar Derneği temsilcileri olarak bizden önce UNESCO tarafından bu unvan verilmiş olan Gaziantep ve Hatay kentlerine ziyaretlerde bulunduk. İşin açıkçası “Afyonkarahisar için Antep ve Hatay’dan kopya çekmeye” gittik.
“Yediğimiz, içtiğimiz bizim” olduğuna göre gördüklerimizi anlatalım sizlere…

 

GÜZEL HABERLER GELECEK

 

Öncelikle belirtmek isteriz ki Afyonkarahisar Valiliği öncülüğünde başlatılan bu projeye Afyonkarahisar Belediyesi dört elle sahip çıkmış durumda. Yanlış anlaşılmasın, zaten öyle olması gerekiyor. Sayın Vali de bunu böyle istiyor. Belediye de görevini bihakkın yerine getiriyor. Kale’nin eteğinde, Hisarardı olarak bildiğimiz bölgede iki tarihi konak Afyonkarahisar Belediyesi tarafından “gastronomi” çalışmalarına tahsis edilmiş durumda. Birisi Afyonkarahisar lezzetlerinin sunulacağı “Hisarardı Konağı” olacak. Diğeri ise Gastronomi Müzesi.
Bu konuda bir çok yeni haber ve çalışma var. Biz o konudaki açıklamaları işin sahiplerine bırakalım. Belediye yetkilileri çalışmalarını bir bir açıkladıklarında tüm meslektaşlarımızla birlikte sizlere duyuracağız elbette. Belediye’nin vereceği çok sayıda iyi haber var bu konuda, o kadar söyleyelim.

 

GAZİANTEP İYİ SATIYOR

 

Gaziantep’i ilk kez gördüm. Görmeyenler için “Doğudaki bir Konya” diye özetleyebilirim. Antep’te 450 bini aşkın sığınmacı olduğu belirtiliyor. Düşünün Afyon’un merkezi 250 bin nüfuslu. Ama sokaklarda eli boş gezen, bizdeki gibi parklara yayılan, “zıravut” gibi gezip milletin gözüne batan Suriyeli göremedik. Anlaşılan o ki Suriyeliler çalışmaya yönlendirilmiş.
Antep’in yemekleri güzel ama öyle “aman aman, yıkılıyor” da değil. Antep’in “meth ede ede öldüğü” kahvaltısına Afyonkarahisar’ın kahvaltı sofraları “beş çeker”. Yani Antep, kahvaltısını böyle pazarlayabiliyorsa Afyonkarahisar’ın kahvaltı sofrası havada kapışılır, emin olun.
Gaziantep bölge illerin lezzetlerini de kendisine mal ederek güzel bir lezzet yelpazesi oluşturmuş. Bu yelpazeyi hem sermaye gücü, hem nüfus varlığı, hem de ticari kabiliyeti ile son derece güzel pazarlıyor. Para gücü de var, ticari kabiliyet de… Gastronomi turizmini ticarete çoktan dönüştürmüş ve kaymağını yemeye başlamış. Şehrin dört bir yanındaki lokantalar, salaşından en lüksüne kadar bunun göstergesi.

 

HATAY’DA LEZZET VAR AMA…

 

Hatay’da lezzet yoğunluğu daha fazla. Yemek çeşidi bol. “Hatay nasıl” derseniz… Bizim Bedesten, Demirciler Çarşısı, Yemeniciler Çarşısı’ndan yanyana 10 tane koyun. Bu küçük küçük dükkanların arasındaki sokakların üstlerini de Bedesten’deki gibi kapatın. Araya 4-5 tane Taşhan serpiştirin. Oluşacak çarşının edasını düşünün. İşte Hatay’da ticaretin ve turizmin kalbinin attığı bölge böyle bir yer. Arapça yaygın. Sokakta gezerken her inançtan insanla karşılaşmak mümkün. Sinagog da var, çeşit çeşit kilise de. Tarihi camiler her sokakta karşınıza çıkabilir.
Hatay Gastronomi işini “Expo Fuarı”na eklemlemiş. Antalya’nın geçen yıllarda yapktığı “Expo Fuarı” bu yıl Hatay’da düzenlenecek. Tüm dikkatler Expo’ya çevrilmiş. Gastronomi çalışmaları da bu kapsamda sürdürülüyor. Hatay, gastronomi alanında “üretim ve tarım politikaları”na odaklanmış. Lezzet konusunda kendisinden emin. Tarımsal üretimi “gastronomi” ile destekleyerek uzun vadeli olmasını planlıyorlar. Hatay’da Antep gibi çok büyük bütçeler ve imkanlar yok. Kendilerini ona göre ayarlıyorlar.

 

AFYON DAHA AVANTAJLI

 

Her iki kent de tarihi mekanları gastronomi alanında değerlendiriyor. Ama Afyonkarahisar tarihi yapılar bakımından her iki kentten de zengin bize göre. Yeter ki iyi kullanılsın, planlama mantıklı yapılsın. Öte yandan biz batıdayız. Antep ve Hatay doğuda, yan yanalar. Afyonkarahisar coğrafi olarak son derece avantajlı, her yere yakınız. Gastronomi turizmi başladığında Antep ve Hatay’dan daha geniş bir etki alanımız olacağı aşikar.
Adana bizi “süper ötesi” kıskanıyor. Afyon’un seçildiği bu yıl rakibimiz olan Adana’da “Nasıl olur da Afyon seçilir. Sizin neyiniz var ki” diyorlar da, başka bir şey diyemiyorlar. Ama UNESCO Afyon’u seçti işte. Afyon’un bu ünvanı alışında teknik kadronun babayiğitliği var. Projeyi denk yazmışlar, denk anlatmışlar ve olmuş. Adana bunu yapamamış.
Vali öncülüğündeki teknik ekip güzel bir rapor hazırlayıp, altını doğru ve doyurucu bilgilerle doldurunca UNESCO “Lezzet şehri” ünvanını Adana’ya değil, Afyon’a vermiş.
Teşbihte hata olmaz, Adanalı dostlara desek ki, “Şu kadar para verin de bu ünvanı size verelim”… “Yok o kadar yetmez, şu kadar daha verelim” diyecekler neredeyse… Anlayamıyorlar nasıl kaptırdıklarını. Ve inatla asılıyorlar. Gelecek yıl alacaklarına inanıyorlar.

 

RACONU BELLİ ETMELİYİZ

 

Şimdi Afyonkarahisar olarak bizim yapmamız gereken zaten var olan lezzetlerimizi tam manasıyla tasnif edip, standartlaştırmak. Bu lezzetlerin hikayelerini bulmak ya da oluşturmak. Yani “Kaymaklı ekmek kadayıfı yedikten sonra Kale’ye çıkmak gerekir” ya da “Hamamdan sonra sıra yemeği yenilir” gibi… Mesela “40 hatimli aşureyi yiyip Türbe Camii’ne uğramazsan olmaz” veya “Bükme yemeden yollar size geçit vermez” gibi ritüeller belirlemeliyiz. Yani yeme meselesinin raconlarını belli etmeliyiz. Lezzetlerimizi konuklara sunacağımız mekanları da artırdığımızda işin arkası kendiliğinden gelecek gibi görünüyor.
Özel sektör bu işe şimdiden kulak kabartmış durumda. Yılların mekanları zaten malum, onlar bu işin piri… Şehrin süpermarketler zinciri Söz Marketler “Afyon lezzetleri” ile ilgili güzel bir mekan hazırlıyor mesela İzmir İstasyonu’nun orada.
Özel sektörün yanı sıra kamu kurumları bu işe öncülük etmeli. Belediye restorantlarını artıracak, çalışmalar sürüyor. AKÜ ve ATSO gibi kurumlarımız da bu işe öncülük etmeli.
Diğer şehirlerdeki insanlar “Lezzet olarak neyiniz var ki” diyorlar. “Kaymaklı ekmek kadayıfı ile sucuk” diyorlar. Zorlarsanız “lokum” diyorlar, bilmiyorlar yemeklerimizi.
Kimisi 400 yemekten, kimisi 600 küsur yemekten bahsediyor. “Say” diyorsunuz, sayamıyorlar… “Kitabı var mı” diyorsunuz, getirdikleri kitapta 80-90 yemek anca çıkıyor.

 

EKSİĞİMİZ YOK, FAZLAMIZ VAR

 

Hasılı kelam; lezzet bakımından eksiğimiz yok fazlamız var. Ama tanıtım, sunum ve pazarlamada alacağımız yol çok.
UNESCO’nun verdiği bu unvan ve başlatılan çalışmalarla o eksiğimiz de giderilecek inşaAllah. Afyonkarahisar “Lezzetin başkenti” ünvanının hakkını verecek. Az bekleyin hele.

 

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.