Yukarı Çık
Muharrem Günay

Muharrem Günay

“Dinin bütünüyle Allah’ın olması” hedefi ise, insanın insana kulluktan kurtulup, sadece Allah’a kul olmasını temin gayesine yöneliktir.

CİHAD-CİDAL VE KITAL KAVRAMLARI ARASINDAKİ FARKLAR

7 Aralık 2020 Pazartesi 22:24:41
13178 kez okundu.

“Dinin bütünüyle Allah’ın olması” hedefi ise, insanın insana kulluktan kurtulup, sadece Allah’a kul olmasını temin gayesine yöneliktir.
Cihat, cidal ve kıtal kavramları birbirine yakın gibi görünürler ama aralarında belirgin farklar vardır. Kıtalde savaşmak, katledip öldürmek esastır. Cidal, bir üstünlük kavgası, menfaat çekişmesi, galibiyet mücadelesidir. Cihat ise “gayret etmek, ceht etmek, olanca gücünü ve kuvvetini sarf etmek” demektir. Fakat cihatta bir şart var ki onu diğerlerinden net biçimde ayırır; “fisebilillah” yani Allah yolunda olma şartı; Kur’an namına ve İslâm uğrunda olma şartı. “Savaş ve cidal” ancak bu şartın gerçekleşmesi halinde “cihat” olurlar.
Yüce kitabımızda şöyle buyrulur: “Ey iman edenler! Sizleri acıklı bir azaptan kurtaracak bir ticaret göstereyim mi? Allah ve Resulüne iman edip, mallarınız ve canlarınızla Allah yolunda cihat edersiniz” (61Saff Sûresi /10-11.)
Demek ki cihatta gaye, âhiretimiz için bir ticaret yapmaktır. Allah’ın rızasını kazanmaktır. Cihat en kısa anlamıyla İslâm’ın çizdiği sınırlar içerisinde “İ’lâ-yı Kelimetullah” tır. Yâni Allah’ın adını yüceltmek için yapılan her türlü faaliyettir.
O halde, cihat yapmaktaki gaye; başkalarını öldürüp Cehenneme göndermek değil, nefsimizi ve diğer nefisleri Cehennemden kurtarmaktır. Cihat, bu yönüyle, insan kurtarma savaşının adıdır.
Haksız yere bir cana kıymak çok büyük zulüm ve haksızlıktır. Nitekim yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurur: “Haksız yere bir insanı öldürmek bütün insanları öldürmek gibi büyük zulümdür, bir insanı kurtarmak da bütün insanları kurtarmak gibidir.” (Maide, 5/34) Hal böyle olunca haksız yere savaşmak ve savaşa sebep olmak büyük bir günah olduğu gibi aynı zamanda da zulümdür. Bu anlamıyla cihat insan öldürme değil; insan kurtarma sanatının adıdır.
Savaşta Maksat Ne Olmalıdır?
Bu sorunun cevabını iki maddede özetleyebiliriz: “Bize saldıran yahut saldırıya hazırlanan düşmana karşı kendimizi müdafaa etmek” ve “Zâlim devletlerle savaşarak, onların zulmüne engel olmak, insanlığa hürriyet ve hidayet yolunu açmak.”
Elmalılı Hamdi Yazır, savaşı, “harb-i ıslâh ve harb-i ifsad” diye ikiye ayırır ve müminlere emredilen harbin “ıslâh harbi” olduğunu beyan eder. Cihada çıkan müminleri de “azaba müstahak olan bir kavme Hakk namına azab vermeye memur bir el” olarak görür (Günay, 2018, c. 1, s.546).
Dünyayı Barış Yurdu Dâru’s-Selâm Haline Getirmek
İslam dininin hedefi, kan ve gözyaşının akmadığı, insanların barış ve kardeşlik içerisinde yaşadığı, hiç kimsenin haksızlığa uğratılmadığı, Allah’ın adının ve barış dini İslam’ın hâkim olduğu bir dünya kurmaktır.
Selâm, aynı zamanda cennet bahçelerinden birinin adıdır. Bu bahçenin adı ‘selâm yurdu’ anlamında ‘Dâru’s-Selâm’dır.
Müslümanlar, ahirette selâm yurdundadırlar. O yurt, ayıplardan, belalardan sâlim oluş yurdudur. Orada selâmet, emniyet, sulh, asayiş, bütün korkulardan emin olma dileği, çabası ve kazancı vardır. Orada kalpler hileden, kinden, kıskançlıktan, kötülük dilemekten, günahlardan ve haramlardan, hayvanî niteliklere dönüşmüş olmaktan kurtulmuş olarak yaşarlar. İşte bu yurt selâm yurdudur. Cenâb-ı Hakk, Dâru’s-selâm/Barış yurdu ile ilgili olarak Yüce kitabımızda şöyle buyuruyor:
“Allah Barış Yurdu’na çağırıyor. Allah kimi layık görürse onu doğruluk ve dürüstlük yolunda yürütür.” (10 Yunus suresi /25)
Ayette geçen Dâru’s-selâm/Barış Yurdu tabiri “Barış, esenlik, huzur, adalet, güvenlik yurdu” anlamına gelmektedir. “Allah ‘Barış Yurdu’na çağırıyor” ifadesini dünyanın evrensel barış ve adâlet yurdu hâline getirilmesi olarak anlamak icap eder.
Demek ki Yüce Allah, kendi adının ve barış dini İslâm’ın dinin hâkim olduğu kimsenin hakkının yenmediği, kan ve gözyaşının akmadığı, herkesin barış içerisinde yaşadığı bir dünyanın kurulmasını bizden istiyor.

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.